Sayın Petrol Sektörü Çalışanları,

 Sitemizdeki bu kısmın açılmasının en önemli nedeni giriş kısmındaki ingilizce cümledir. Türkçesi: “Kendi stratejilerini yapamayanların başkalarının stratejilerine uymaktan başka seçenekleri yoktur.” Son bir-iki yıla kadar çoğunluğa bir şey ifade etmeyen bu cümlenin, bu günlerde ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz.

 Bu güne kadar birinci lige çıkarılmamak için büyük uğraşlar verilen ülkemiz, sebepleri tartışılabilecek bazı nedenlerden dolayı birinci lige çıkmaya kabul edildi. Ama tabii bu yükseliş, eski tavır ve davranışların bırakılmasına ve global dediğimiz aslında egemen batı devletlerine ait olan değerlerin kabul edilmesini gerektiriyor. Ülkemizde son bir kaç yılda meydana gelen olaylar bu değişimlerin yapılmasından ibarettir.

 Ama klasik hastalığımız olan uzun vadeli plan (strateji) yapamama, yapılan planların uygulanabilirliğinin temel esası olan devletin devamlılığının sağlanamaması (batının en çok nefret ettiği bir kurumumuz hariç) , bu değişim süreci esnasında karşımıza en büyük handikabımız olarak çıkmaktadır. Ülkemizi yönetmek için seçtiğimiz insanlar mezar ve tayin gibi önemli işlerle uğraştıkları için enflasyonu düşürme, gelişmiş ülkelerin kullandığı yasaların ülkemizde uygulanması, yolsuzluk ve rüşvet gibi bir ülkeyi içinden kemiren hastalıklardan kurtulma işleri IMF, Dünya Bankası gibi dış dinamiklerle, Jandarma, polis ve bankacılık üst denetleme kurulu gibi iç dinamiklere kalmıştır.

 İlk bakışta “sonuçta her şey düzeliyor nasıl olsa” diyebiliriz. Fakat doğanın ilk kurallarından birini göz ardı etmiş oluruz. O da her insanın önce kendi ve daha sonra yakın çevresinin çıkarını düşüneceğidir. Yani hiç kimse yabancı birisinin iyiliği için kendini hırpalamaz. Bu iki görüşü birleştirirsek söz konusu dış dinamikler bizim kara gözümüz, kara kaşımız için bu değişimleri yapıyor olamazlar.

 Bazı iş adamlarımız vatan elden gidiyor edebiyatına başladılar ama onların vatandan kasıtları eski çarpık düzenden çalışmayarak kazandıkları haksız kazançlardır, hoş zaten 90’ların başlarında zamanın Cumhurbaşkanı’na çıkıp güneydoğuyu kastederek  biz yatırımları çektik, siz sınırı belirleyin bu iş bitsin derken vatanlarını ne kadar düşündüklerini göstermişlerdi.

 Her ne kadar eski çarpık düzenden nemalanan bu kesimlerin dolduruşuna gelmememiz gerekse de yine de plan kısmını tamamen dış güçlere bırakmamalıyız. Bu kısımda iş okumuş, zeki, olayları global bazda analiz edebilen vatansever Türk insanına düşüyor.

 Neler yapılabilinir sorusuna cevap dört safhadan oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla bilginin toplanması, eldeki bilgilerin derlenip, analiz edilmesi ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda stratejilerin belirlenmesi. Bu stratejilerin ilgili kurum ve kişilere ulaştırılması ve gerekirse kamuoyu oluşturulması işin son safhasıdır. Tabii yazıldığı kadar kolay olmayan bir işlem olduğunu itiraf etmeliyim. Ama daha da geç kalmadan bir yerden başlamamız gerekmektedir. Bu safhaların nasıl hayata geçirilebileceğine dair ayrıntıları ilerleyen günlerde sayın üyelerimize duyuracağız.

 Saygılarımızla,

 SPE Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu

<Back>